Sadık Ceyhan

Resim Sergisi  Heykel Sergisi

Sadık Ceyhan resimleri, karakalem çalışma, kara kalem, sanal sergi, sergisi1967'de Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde doğmuşum.

Silik, renkleri birbirine girmiş bulanık bir dünyada, ilerde kendilerine anne-baba diyeceğim iki kişi, Akhisar Caddesi'nde bir fotoğrafçı dükkanına götürüyorlar beni, yüksekçe yuvarlak bir şeyin üzerine oturtuyorlar ve karşımdaki tanımadığım adam garip bir aletten ışık çıkarttırıyor...

Hayata dair hatırladığım ilk şey bu... Ve yıllar sonra bu şey, en çok 9-10 aylık, damalı entarili, tombul bir çocukluk fotoğrafı oluyor benim için.

Babam pilot olmamı istiyordu, annem doktor; ben bir türlü karar veremiyordum ne olmak istediğime.

Yirmi yıl kadar sürecek olan öğrencilik uzun koşuma Cumhuriyet İlkokulu'nda başladım. Öğretmenin sadece ilk ve son ders yoklama aldığını fark ettiğimizde aradaki derslerde kaçmaya başladık bir arkadaşımla diğerlerine söylemeden. Bir ara baktım herkesin bir kolu var, ben de koluma bir kolluk uydurup kendimi çevre kolu üyesi ilan ettim. Matematik dersinin en başarılı öğrencisi olduğum için beş yıl boyunca bana çarpım tablosunu sormak öğretmenimizin aklına hiç gelmemişti; ben de ezberlemedim...
Sadık Ceyhan, özgeçmiş, resimleri, karakalem çalışma, kara kalem, modern, soyut, özgün, fantastik, gerçeküstü, ressam, ressamlar, sanat, sanatçı, güzel sanatlar,  Turkey, Turkish artist, artists
İlkokuldan sonra Sındırgı İmam Hatip Lisesi'ne yazdırıldım.
Sınıfımızda kız yoktu ve teneffüslerde kızlar ön bahçeye erkekler arka bahçeye çıkartılırlardı. Sınıfın ön bahçeye bakan pencerelerinin camları kızlara bakmayalım diye yarıya kadar boyanmıştı. Yine de bir yolu bulunup kızlarla işaretleşilirdi.

Meslek dersi öğretmenlerimizden Şaban Hoca Yeni Devir Gazetesi okurdu. Bir gün beni kenara çekip gazetenin edebiyat sayfasında şiirleri çıkan Sadık Ceyhan'la benim aynı kişi olup olmadığımı sordu. Ayaküstü muhabbet, beni coşkuyla tebrik etmesiyle sonuçlandı...
Bir öğretmenimizden onurlandırıcı sözler işitmek hoşuma gitmişti, bu arada kızlara uzaktan bakmamızı bile yasaklayan bir zihniyetin temsilcilerinden birinin, yazdığım aşk şiirlerinden dolayı beni tebrik etmesini garipsemeyi de ihmal etmemiştim...

Beşinci sınıfta Sındırgı Lisesi'ne geçtim.

Hep biraz eksik kalacaktı bir yanım, hep biraz acemisi olacaktım hayatın.
Sadık Ceyhan resimleri, yağlıboya, suluboya, yağlı boya, sulu boya, pastelKutadgu Bilig, Divan-ı Lügatit Türk, Mendelyef'in bezelyeleri, derebeylikler dönemi, teksir makineleriyle hazırlanmış testler, Nedima, sülfürik asit, Timurlenk, deoksinükleikasit, Pisagor Teoremi, Gılgameş destanı, İmam-Hatip'in tek tip açık mavi başörtülü kızları, Avrupa Hun İmparatorluğu, endoplazmik çırpınışlar, logaritmik duyarlıklar, Çin Seddi,
annemin;
-'Put bunlar put!'
deyip, arada bir bana fark ettirmeden bir kısmını yaktığını bildiğim, desen, karikatür ve resim karalamalarıyla dolu yığın yığın kağıtlar,
darbeli,Özallı yıllar,
İddialar, karmaşalar, kaygılar, bunalımlar, beklentiler, umutlar, hayaller, öyküler, şiirler, yaşayan kahramanları olan masallar,
ve
karşılıklı-karşılıksız aşklarla uçup gitti ilk gençlik yılları.

Boğaziçi Üniversitesi, ,Fen-Edebiyat Fakültesi, Psikoloji ve Sosyoloji bölümlerinden ayrı ayrı atıldıktan sonra, İstanbul Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Radyo-Televizyon bölümünden 1993'te mezun oldum.

1993-1999 yılları arasında Flash TV, İnter Star, Kanal 7, Şafak Film Stüdyoları, Btv ve Ostim TV'de 'Kitle İletişim Canavarı'nın bir hücresi olarak bulundum.
Sadık Ceyhan resimleri, hayal alemi, rüya, soyut, yağlı boya, tablo, ressam, sanat, sanatçı, modern, manzara, pastel, foto, sitesi, tuval, sergi salonu, sipariş, naturmort, desen, ebru, galeri, manzara, sanal

Askerliğimi 1997'de, Amasya ve Ağrı'da '255. Kısa dönem bakaya' olarak yaptım.

Şiir ve öykülerim 1982'den itibaren Yeni Devir Gazetesi ile Mavera , Yedi İklim , İkindi Yazıları , Yerliler, Jurnal ve Gerçek Hayat dergilerinde yayımlandı.

Küçük yaşlarda başladığım resim ve heykel çalışmalarımı 1991-1993 arasında İÜ Öğrenci Kültür Merkezi'nde Erol Deneç atölyesinde sürdürdüm.
Çeşitli karma sergilere katıldım.

Kaygılarım, korkularım, karmaşalarım, acılarım, hayallerim, arzularım, saplantılarım, kusurlarım, yanılgılarım var herkes gibi.
Sadık Ceyhan resimleri, sadik ceyhan, sadikceyhan,  resmi, akım, ekol, sanat akımı, akımları, tarihi, modern, ürünü, ürünleri, resimler, gerçeküstücülük, gerçek üstü, sürreal, sürrealist, sürreelist, sürrealizm, sürreel, gerçek, gerçekçi, ilginç, Art, painter, Türk, ünlü, amatör, painting, peyzaj, sergi, galeri, boya, oil, glass, acrylic, paper, portre, abstract, hayalci, ifar istanbul fantastik realite gurubu, bütün, tüm sanatçılar, ile ilgili, kimdir, hakkında, Türk Resim Sanatı, karakalem çalışma, kara kalem
İkizler burcundanım.

Çekingen, uyumlu, dikkatsiz, dağınık, değişken, zeki, yetenekli ve başarısız biriyim.

Çalışmayı, gazete okumayı, saçlarımı taramayı, örgütlenmeyi, söz vermeyi, emir komuta zincirlerinde yer almayı, minnet duymayı, otobüste yanımda oturan adamla konuşmayı, hangi siyasi kalıpta olursa olsun dayatmacılık yanlısı olmayı ve birbirlerinin vücut kimyasını bozan adamları sevemedim.

Resim, heykel ve espri yapmaktan, Türkçe'den, ılık yağmurlarda ıslanmaktan, yürümekten, pikniğe gitmekten, trenle yolculuk etmekten, araba kullanmaktan, ateşli tartışmalarda ikna olmaktan, güzün bayırlarda mantar toplayıp közde pişirmekten, türkü söylemekten, öykü ve şiirlerimi kuralları iplemeden içimden geldiği gibi yazmaktan, sıcak köy ekmeğinden, keşkek aşından, geç yatıp geç kalkmaktan, İstanbul'dan, baharda ilk açan lalelerden, özenle demlenmiş Türk çayından, denizden, varlığın kendindeki gerçekliğini merak etmekten, hayatla, kendimle ve özellikle de kibirli bir salakla dalga geçmekten hoşlanırım.

Yüzmeyi, spor yapmayı, dansetmeyi, gitar çalmayı, faturaları zamanında ödemeyi, kadınları baştan çıkartmayı, mektup yazmayı, ayakkabı satın almayı, koleksiyon yapmayı ve takım tutmayı beceremem.

Sadık Ceyhan, 1967, Balıkesir, Sındırgı, Emendere, ressam, şair, heykeltraş, ressamlar, sanat, sanatçı, Turkey, Turkish artist, artists, Ilıca, Ilıcalı,Daha çok, Sındırgı, İstanbul ve Ankara'da yaşadım.

Çok katlı evlerden, trafik sıkışıklığından, kanalizasyon çukurlarından, geçim sıkıntısından, bencilliklerden, kıskançlıklardan, duyarsızlıklardan, yapay dostluklardan, medyatik acılardan, mülkiyet duygusundan, içtenliksiz sanattan, sabit fikirlerden, yalakalıklardan, iki yüzlülüklerden, aptal küçük insanlara katlanmaktan yoruldum.

Kanatlarımı ağartan bu şehirden yurduma uçmayı hayal ediyorum.

Katkıda bulunan arkadaşlara teşekkür eder, hayatta başarılar dilerim.




Resim Sergisi  Heykel Sergisi